Kefalet Sözleşmesi Nedir?

Halk arasında kefil olarak da bilinen ve Türk Borçlar Kanununda kefalet sözleşmesi olarak tanımlanan sözleşme günlük hayatımızda her zaman karşımıza çıkabilecek hukuki bir durumdur. Örneğin; bankaya ihtiyaç, konut ya da taşıt kredisi çekmeye gittiğinizde gelirinizin yeterli olmaması ya da kredi notunuzun düşük olması halinde banka size kredi vermek için kefil bulmanızı ister. Ya da başka bir tanıdığınız ya da akrabanız sizden kendisine kefil olmanızı ister bu durumda ya siz kefil olursunuz ya da size kefil olunarak doğrudan ya da dolaylı olarak kefalet sözleşmesinin tarafı olmuş olursunuz.

Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 581. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Basit gibi görünse de aslında sonuçları bakımından ağır bir sözleşmedir. Bir anda farkında olmadan bu sözleşme ile tahmin edemeyeceğiniz kadar mal varlığınız bir anda elinizden kayıp gidebilir.

Türk Borçlar Kanunu’na göre kefalet sözleşmesi;

 MADDE 581- Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.

 Bu maddeden de anlaşılacağı üzere kefil olan kişi borçlunun borcunu ödeyememesi ya da hiç ödememesi durumunda ortada ödenmeyen borcu üstlenen kişidir. Kefalet sözleşmesi önemine binaen Türk Borçlar Kanununda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kefalet çeşitleri de kanunda sınırlı olarak sayılmış ve kanun maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu yazımızda kefalet sözleşmesinin genel şartlarında bahsedeceğiz.

Kefalet Sözleşmesinin Koşulları Nelerdir?

Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kanunda belli şartları taşıması gerektiği belirtilmiştir. Bu şartların bazıları kefil olunan borca ilişkin iken bazıları da kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarına ilişkinidir.

Kefalet sözleşmesinde asıl borca ilişkin şartlar şunlardır:

Asıl borca ilişkin şartlar Türk Borçlar Kanunu 582. Maddesinde düzenlenmiştir.

 MADDE 582- “Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. “

Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, kefalet ile ilgili kanun hükümlerine göre sorumlu olur. Aynı kural, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi hakkında da uygulanır.

“Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.”

 Bu maddede asıl borca ilişkin kefile bazı haklar verilmiştir. Ve kefil bu haklarında sözleşmeden önce feragat edemez denilerek kefil kanuni olarak koruma altına alınmıştır.

Kefalet sözleşmesinde şekle ilişkin şartlar şunlardır:

Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kanuni tanımında belirtilen şekilde yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan kefalet sözleşmesi geçerli olmayacaktır. Kefalet sözleşmesi şekil şartı Türk Borçlar Kanununun 583. Maddesinde düzenlenmiştir.

Türk Borçlar Kanunu MADDE 583- “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”

“Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.”

“Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.”

Kanundan da anlaşılacağı üzere kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesinin ilk şekil şartı kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasıdır. Sözleşmenin yazılı olması tek başına geçerli olduğu anlamına gelmemektedir. Yapılan kefalet sözleşmesinde sorumlu olunacak miktarın ve kefalet tarihinin de yazılı olarak bulunması gerekmektedir. Bunlar zorunlu şekil şartlarıdır. Sözleşmenin yapıldığı sırada bu üç şarttan biri eksik olursa sözleşme geçersiz olacak ve kefilin asıl borca ilişkin bir sorumluluğu olmayacaktır.

Eğer kefil müteselsil kefil ise bu durumun da kefilin kendi el yazısı ile sözleşmeye yazılmış olması gerekmektedir. Burada kefilin el yazısı ile yazılmış olma şartı, müteselsil kefalette kefilin asıl borçlu gibi sorumlu olmasından kaynaklanmaktadır. Kanun burada kefil olacak kişinin müteselsil kefil olduğunu el yazısı ile sözleşmeye yazma şartı koyarak kefil olacak kişiyi, altına gireceği sorumluluğun farkına varmasını sağlamayı amaçlamıştır.

Ayrıca günümüzde yapılan sözleşmelerin birçoğu hazır sözleşme olduğu ve birçok maddesinin bulunması nedeniyle, kefili istediğinden fazla bir sorumluluk altına koyabilecek müteselsil kefalete ilişkin hazır yazılı maddelerin geçersiz olacağını ortaya koymayı amaçlamıştır. Siz de kefil olacak iseniz haklarınızı ve altına imza attığınız sorumluluklarınızı bilmeniz gerekmektedir.         

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sporsell